You
DIZI ANALIZLERI
10/28/20241 min read
Joe Goldberg’in meselesi aşk değil. Bağ kuramamak.
Aşkı anlatırken kullandığı cümleler yumuşak, davranışları ise serttir. Bu çelişki, romantik bir trajediden çok psikolojik bir çözülmeye işaret eder.
Joe sevmez; tutunur. Karşısındaki insanı bir özne olarak değil, içindeki boşluğu sakinleştiren bir nesne olarak konumlar. Beck’e baktığında onu görmez; olması gereken Beck’i görür. “Seni koruyorum” dediği her an, aslında kendi dağılmasını kontrol altına almaya çalışır.
Bu noktada mesele ahlaki değildir, yapısaldır. Joe’nun zihni, Freud’un tarif ettiği biçimde, kayıp nesnenin yasını tutamayan bir yapı gibidir. Kaybettiğini kabullenemez; onun yerine yenisini kurar. Ama her yeni ilişki, eski eksikliği daha da görünür kılar. O yüzden her bağ, biraz daha sert kopar.
Love ile olan ilişki bu yüzden farklıdır. Çünkü Love, Joe’nun sakladığı karanlığı görür ve geri çekilmez. Bu bir kurtuluş değildir; iki parçalanmış yapının birbirini regüle etmeye çalışmasıdır. Kontrol, burada sevginin yerine gecmiştir. Aşk degil, ortak bir savunma mekanizması vardır.
Joe’nun en tehlikeli yanı öldürmesi değil. Anlamlandırmasıdır. Yaptığı her şeyi bir hikayeye oturtur. Kendini “iyi niyetli” konumda tutarak suçluluğu bastırır. Bu, vicdanın sustuğu değil; sürekli yeniden yazıldığı bir zihindir.
Joe bir canavar gibi sunulmaz. Abartılı değildir. Tanıdık, düzgün, dikkatli biridir. O yüzden bizim de dikkatli olmamız gerek.
