Memento
FILM ANALIZLERI
8/28/20241 min read
Memento, hafıza kaybını anlatan bir film gibi başlar ama kısa sürede başka bir yere gider. Hafıza gidince, insanın kendisi de dağılır mı? Asıl soru budur.
Leonard her gün uyanır ve ne yaptığını, neden yaptığını yeniden öğrenmek zorunda kalır. Zamanın parçalı ilerlemesi bir anlatım tercihi değil, onun dünyayı algılama biçimidir. Bilgiler vardır, ama aralarında bağ yoktur. Bu yüzden gerçek sürekli yer değiştirir.
Leonard’ın intikam arayışı net bir amaç değildir. Daha çok, hayatta kalabilmek için tutunduğu bir anlamdır. Unutmak, onun için rahatlamak değil; yok olmak demektir. Bu yüzden notlar alır, dövmeler yaptırır, kendine kurallar koyar. Doğru olmaları şart değildir, yeter ki bir yön versinler.
Teddy, bu kırılgan yapının içinde ortaya çıkan bir sonuçtur. Hafızası olmayan biri için güven kalıcı olamaz. Gerçek, onu kim anlatıyorsa o an ona dönüşür.
Leonard’ın karısı, filmde bir karakterden çok bir boşluk gibidir. Anılar silinir, ama kayıp duygusu kalır. Hatırlamasa bile, eksik olduğunu bilir.
İnsan bazen gerçeği bilmek istemez. Çünkü gerçek, her zaman taşınabilir değildir. Bazen bir hikayeye inanmak, var olmanın tek yolu haline gelir.
